Oyunlar Ürün mü Yoksa Servis mi?



Son zamanlarda 2 farklı görüş var, oyunların birer ürün olduğu yani satın aldıktan sonra ürünün kullanıcıya ait olduğu durum ve diğeri ise oyunun bir servis olduğu yani oyun her halükarda yayımcı firmaya bağlı kalacak. Pekala, oyun satışlarının çoğu cd-dvd olarak yapıldığı zamanlar tartışmasız olarak oyunlar birer üründü. Fakat şu an oyun satışlarının çoğunluğu dijital olarak yapılıyor, bu da yayımcılara oyunlarını ürün değil servis olarak sunma olanağı veriyor. Her sektör şekillenir bu şekillenme sırasında çok saçma şeylerle de karşılaşabiliriz. Hadi biraz o saçmalıklara değinelim.

Evet tahmin ettiğiniz şey geliyor tonla DLC, Ubisoft’un Rainbow Six Siege için yayınladığı DLC’lere bakarsanız hepsine sadece 900 liracık vererek sahip olabilirsiniz. Oyunun yarım yamalak hali 55 lira civarı olmalı, tam(!) oyun ise 130 lira. Şimdi hiç de adil olmayan bir karşılaştırma yapacağım Overwatch vs Rainbow Six Siege. Bu karşılaştırmayı oyun kalitesi üzerinden yapmayacağım her iki oyunun da kendi hayran kitlesi ve farklı odak noktaları bulunuyor. Fakat Overwatch fiyat politikası olarak ezici bir üstünlüğe sahip. Şimdi diceksiniz ay ne pahalı oyun o öyle, hayır hiç de pahalı değil fiyatını hak ediyor. Gerçekten takdir ettiğim bir oyun parasını veriyorsunuz ve tam oyuna sahip oluyorsunuz, TAM, OYUNUN TAMAMI. Size gelip de season pass çıkardık DLC çıkardık ya da ikinci oyunu çıkardık ikinci oyunun 5. bölümünü oynayabilmek için şu kadar ödemeniz gerekiyor diyen kimse yok. Ne istiyorsanız o fiyatı koyun oyunu 50 parçaya bölüp de satmanıza gerek yok.

Bahsettiğim saçmalıklar artıyor da artıyor, Ubisoft Watch Dogs 2’yi çıkartırken yaklaşık 10 farklı paket sundu galiba; deluxe edition, super deluxe edition, maximum super de… siz anladınız. Capcom Resident Evil 7’yi çıkartırken Collector’s Edition seçeneği de sunmuştu. Peki gereksiz her şeyi sunan pakette ne yoktu biliyor musunuz? Oyunun kendisi yoktu. Bunları saymakla bitmez.




Pekala ben açıkcası oyunların birer ürün olduğunu düşünüyorum ve böyle olduğu zamanların çok daha iyi olduğunu hatırlıyorum. Sadece oyunu aldığında oyunun bütün içeriğini aldığınıza emin olabilirdiniz. Overwatch, Witcher 3 ve GTA V gibi yapımları gerçekten takdir etmek gerekiyor bu konuda, satın aldıktan sonra Overwatch içinde herhangi bir şey satın almanız gerekmiyor. Witcher 3’ün yine ek paketleri bulunuyor en azından fiyatları makul ve size tonla ücretsiz DLC sunuyor. Kullanıcısına adil davranan ve soymaya çalışmayan firmaların gerçekten oyuncular tarafından ödüllendirildiğini düşünüyorum. CD PROJECT RED gayet tatmin edici bir satışa ulaştı ve satışları hala tatmin edici seviyede ayriyetten firmanın hisse senetleri çok değerlendi, Blizzard ise 30 milyonun üzerinde Overwatch sattı. GTA V için ne demem gerektiğini bile bilmiyorum oyun hala en çok satanlar içinde, satışları 85 milyonu geçti. Sanırsam artık gelmiş geçmiş en çok satan 3. oyun oldu. Tabiki bu ödüllendirme için içeriğinizin kaliteli olması gerekiyor orası tartışılmaz.

Evet anlayacağınız gibi oyun firmalarının başarılı olması için dlc ya da season pass gibi içeriklere ihtiyacı yok. Bir de ilk hafta satışlarına bakarak ağlayan yapımcılar var. Herkes oyunu ilk çıktığında alacak diye bir şey yok. Bu bir ürün ve satışları devam ediyor. Civilization V gibi kaç yıllık oyun daha yeni 10 milyon satış barajını geçti. Bu kadar aç gözlü ve hırslı olan firmalar için düşündüğüm tek şey kendi kuyularını kazdıkları. Hocam benim oyun 2 yılda 10 milyon satar sen bana peşin ver ben gideyim…

Oyunları servis olarak sunma konusunda strateji kuran 2 büyük firma var, birisi Ubisoft diğeri ise Square Enix. Bildiğiniz gibi Ubisoft bu servisi bütün oyunlarını online yaparak sağlıyor. Komik olan kısmı ise online kısmında pek iyi servis sunamamaları, For Honor %95 oranında oyuncularını kaybetti. Firma bunu The Division ve Rainbow Six Siege yapımlarında da yaşamıştı. Rainbow Six Siege revize edilmesiyle oyuncularının bir miktarını geri toplamayı başardı. Kendini servis sağlayıcısı olarak tanımlayan bir firmanın büyük başarısızlıklarla işe başlaması pek iç açıcı değil. Square Enix’in modeli de pek iç açıcı değil. Son çıkan Hitman oyununu hatırlıyorsunuz, dizi gibi partlara bölünmüş bir oyundu. Firma son yaptığı açıklamada gelecek oyunlarının hepsini bu yöntemle piyasaya süreceklerini duyurdu. Rise of the Tomb Raider’ın ikinci bölümüne geçmek için 1ay gibi bir süre beklediğinizi düşünün, çok gereksiz. Sanırsam farklı modeller deneyerek piyasanın Hitman'i olmayı planlıyorlar, başarılar.



Anladığım kadarıyla yapımcılar kâr elde etmek ya da başarılı olmak için büyük bütçeli oyunlara ihtiyaçları olduğunu düşünüyorlar. Büyük bir hata olarak gördüğüm şey ellerinde olan serileri kullanmaları, tutan bir seriyi markalaştırarak çıkardıkları bütün oyunların aynı şekilde satacağını düşünüyorlar. Bir zamanlar öyleydi bilmem ne serisinin oyunu diye alıp oynuyorduk fakat devir değişti. Artık aynı isimi kullanmaları bana yaratıcılık konusunda kıtlık çektiklerini gösteriyor. Mali bilançolarını incelemedim fakat duyurdukları yıl sonu kârlarına baktığımda o kadar masrafı üstlenmelerine değmediğini ben bile söyleyebilirim.

Adı üstünde büyük bütçeli oyun, boşuna büyük bütçeli demiyoruz. Bu oyunu geliştirmenin belli başlı maliyetleri var. Napsınlar boş mu dursunlar? Tabiki para durdukça değer kaybeder ama bu firmaların yapabileceği tek şey oyun yazmak değil. Optimizasyon sorunundan sürünen, bitmemiş dlc bağımlısı oyunlarda kaynaklarını çöp etmek yerine başka alanlarda gelişim sağlamaları daha doğru olurdu doğrusu. En basitinden bir şey geliştirmek yerine paralarının değer kaybetmeyeceği hatta kâr elde edecekleri farklı sektör yatırımları yapabilirlerdi. 

Merhaba Ubisoft, Stardew Valley isminde bir oyun var, bu oyunu tek kişi yazdı. Grafik olarak çok ileri bir teknoloji olan sayılabilir pixelleri kullanıyor. Oyun Ubisoft'un son büyük bütçeli oyunlarının toplamından daha fazla sattı.

Benim gördüğüm şey oyun piyasasının ve oyuncuların yeterince doygun olduğu, tutunmak istiyorsanız gerçekten kaliteli ve yaratıcı bir içeriğe sahip olmanız gerekiyor. Tabiki fiyatlandırma ve oyunu nasıl sunduğunuz da gayet önemli. Her şey değişimden geçer, yola arabayla çıkmış olabilirsiniz fakat arabanızı bırakıp denize açılmanız gerekebilir. Bazı firmalar ne kadar kötü politika izlese de sektörün hasar almasını istemem, umarım durumlarını düzeltirler.

Pekala zaten olan bir model var, oyunları ürün olarak satıp sonrasında hizmet sağlamaya ne dersiniz? Şu an en başarılı firmalar bunu yapıyor. Oyuncular da bu modelden şu an için gayet memnun durumda.

Yorum Gönder

[disqus]

Çizgi Evreni

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget