Sizlere hunharca film önerdiğimiz serimizin 4. kısmıyla
karşınızdayız. Bu hafta komedi filmlerine ağırlık vererek neşenizi yerine
getirmek istedik. İyi seyirler.
Anchorman (2004) IMDB 7.2 – RT %66 – ÇEK 7.8
Komedi dediğimizde zaten aklımıza kaç tane isim gelebilir
ki? Bunlardan biri de Will Ferrell. Sivri dili ve iğrenç espri anlayışıyla sizi
irrite ederek güldürecek bu filmin ikincisi de var. Eğer bu sararsa ona da
zıplayabilirsiniz. Bu filme dair bir iki kelam etmek gerekirse 80’lerin tuhaf
Amerikan televizyonunda rekabet eden kanalların ana haber reyting
mücadelelerinde kullandığı ekipler üstüne bir komedi. Başrolümüz ekibin
sunucusu, ve ekibiyle kendisinin zeka seviyesi hem Amerikanın sistemiyle dalga
geçiyor hem de absürt olaylar ve kazalar sonucu ortaya eğlenceli anlar
çıkartıyor.
Big Daddy (1999) IMDB 6.4 – RT %40 – ÇEK 6.6
Komedi listesi yaparken Adam Sandler’ı bulundurmamak
gerçekten olanaksız. Bu adam senede 1 bazen 2 film çekse de nasıl yapıyor
bilmiyoruz ama yine de komik yapıyor. Elinde en fazla 5 tane senaryo var,
bunları kırpıp büküyor yeni film diyor. Oyunculuğu da aynı ama nasıl oluyorsa
herif güzel yapıyor. Size bu hafta Adam Sandler’dan sunduğumuz 2 filmin ilki
bu. Sorumsuz bir gencin yanlışlıkla baba olmak zorunda kalmasını izliyoruz.
Bence eğlenceli.
I Now Pronounce You Chuck & Larry (2007) IMDB 6.0 – RT %14 – ÇEK 6.8
İki arkadaş, birisi aile babası naif bir insan, diğeri
çapkın ipe sapa gelmez bir playboy. Evleniyorlar. Olayın özeti bile WTF bro
seviyesindeyken gerçekten eğlenceli şu zamanlarda ucuz bulunan esprilerle dolu
bir film. Homofobiklik yapmadan homofobik insanları sonuna kadar anlatan ve
nasıl geçtiğini anlamadığınız tipik bir Adam Sandler filmi. Bence kafanız
dalgınken açın bakın.
I Love You Phillip Morris (2009) IMDB 6.6 – RT %72 – ÇEK 7.2
Bakın bu film anlatılmaz yaşanır. Jim Carrey’nin homoseksüel
bir karakteri canlandırdığı bu sıra dışı
komedi filmi undrerated kalsa da bu aralar çok övülüyor. Haklılar övmekte, açın
izleyin anlarsınız ne denmek istediğini. Gişesi olmaması ve duyulmaması sebebi
ise eşcinsel hikaye olması, homofobik espri yerine duygusal temelli olması ve
Ewan McGregor ile Jim Carrey’in öpüşme sahnesinden dolayı sinema salonlarında
dağıtıcı bulamamasıdır. REZALET!
The Cable Guy (1996) IMDB 6.1 – RT %54 – ÇEK 7.3
Jim Carrey ve sosyopat ruh hastası bir karakter, hayal
etmesi hiç zor değil. The Mask’dan sonra gördüğüm en güzel oyunculuğu desem
yeridir. Filmi anlatmak istemiyorum, her sahnesinden ayrı keyif almanız için
sadece şiddetle tavsiye ediyorum. Bu arada yönetmen koltuğunda Ben Stiller var
abi daha ne olsun.
Man on the Moon (1999) IMDB 7.4 – RT %63 – ÇEK 8.6
Tama bu Jim Carrey filmi komediden çok dram tabanlı, ancak
gerçek hikaye olması ve kara mizahla şov yapılması gerçekten harika bir olay.
Bu filmi anlatmaya kelimeler yetmez ama ufak bir denemek isterim. Dünya
televizyonlarının gördüğü en iyi rol yapan, en trol ve dibine kadar muhteşem
oyuncusu Andy Kaufman’ın hayatını
anlatan bu film tam anlamıyla onun yapacağı şekilde yapılmış. Adamın ölümünden
bile şüpheleniyorlar siz düşünün. Acaba hala yaşıyor mu diyen var. Böyle bir
oyuncunun hakkını vererek hayatını anlatmak oynamak gerçekten yetenekten çok
göt ister. Bu filmi izlemedim diyen insan Jim Carrey’nin bütün filmlerine
ihanet etmiş demektir.
Cornetto Üçlemesi
Shaun of the Dead (2004) IMDB 8.0 – RT %92 – ÇEK 8.7
Hot Fuzz (2007) IMDB 7.9 – RT %91 – ÇEK 8.5
The World’s End (2013)
IMDB 7.0 – RT %89 – ÇEK 9.2
Kuralları biraz yıkarak 7. Film olarak bu üçlemeyi koymak
istiyorum çünkü oyuncuları yönetmeni ve yazarı aynı olan bu 3 film gerçekten
İngilizlerin en başarılı komedi filmleri. Simon Pegg delisi hastası aşığı biri
olarak onu tanıdığım filmler bunlardı. Zombi filmini bu kadar komik yapmak,
Aksiyon ve komplo teorilerini bu kadar ince ve eğlenceli işlemek, son olarak da
post apocalyptic bir filme bu kadar espri sığdırmak gerçekten başarı ister. Bu
filmler underrated kalmamalı. Bu filmler zirveye taşınmalı. Ayrıca filmde
hayranı olduğunuz oyuncuları figüran olarak görünce de çok şaşırmayın.
Komedi filmlerini bu kadar arka arkaya dizmişken dizi olarak
da bir komedi dizisi tavsiye etmek de fayda var diye düşündüm.
2 Broke Girls (2011-…) IMDB 6.7 – RT %58 – ÇEK 7.5
Her şeyi bu kadar naif ve komik işlemesi, 20 dakika içinde bin tane olayı birbirine bağlayıp sizi kendisine çekmesi ve ne olduğunu anlamadan 1 sezonu 1 günde bitirmenize neden olması bu dizinin gerçekten başarılı olduğunu gösterir. Doğuştan fakir ablamız Max’in yanına damdan düşer gibi gelen Caroline bacımız (kendisi ultra zengin bir ailenin dolandırıcılık sonucu fakir kalan sosyete kızı) ile yaşam mücadelesini ve kendi cupcake dükkanlarını açma maceralarını izlediğimiz bu dizide gülmemek ya da sıkılmak gerçekten zor.
Yorum Gönder